Rusya ile normalleşme, özellikle tarıma yansıyacak

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin başta tarım olmak üzere her alana olumlu yansıyacağını belirterek "Öncelikli olan tarımda açılımın nasıl sağlanacağıdır. İki ülke arasında tıkanan yolların açılacağı inancı içerisindeyiz. Bu konuda her iki ülkenin çiftçileri de memnun olacaklardır" dedi.
 
Siirt'te bulunan Bakan Çelik burada bir dizi program gerçekleştirdi. Çelik, bu kapsamda ilk olarak beraberindeki heyetle beraber Siirt Valiliğini ziyaret ederek, Vali Mustafa Tutulmaz ile görüştü.
 
Daha sonra valilik makamındaki toplantıya katılan Çelik, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Siirt'te tarım ve hayvancılık alanında yapılması gerekenler ve yapılabilecek konuları değerlendirmek üzere geldiklerini söyledi.
 
Ziyaretlerinde AK Partinin Siirt Sakarya Kardeşlik Köprüsü heyetinin bulunması ve bunun Kadir Gecesi'ne denk gelmesinin güzel bir tevafuk olduğunu belirten Çelik, ramazanı vesile kılarak Siirtli kardeşleriyle kucaklaşma imkânı bulacaklarını bildirdi.
 
"Siirt'te yapılması gereken yatırım ve bakış açıları, tarım ve hayvancılık açısından ne olmalıdır? Bunları irdeleme imkânı bulacağız." diyen Çelik, "Özelikle ilk etapta hemen küçükbaş hayvancılık gelmektedir. Gerek arıcılık, fıstık ve benzeri ürünlerde, özelikle küçükbaş hayvancılıkta bakanlığımızın ne tür katkılar sunacağı konusunu değerlendirerek, Ankara'ya sağlıklı bilgilerle ve Ankara'dan da buradaki ihtiyaçları verecek şekilde bir gidişimiz olacak." şeklinde konuştu.
 
Kentteki kamu kurum ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin katılımıyla yapılan toplantı, basına kapalı devam etti.
 
"Rusya ile aramızda tıkanan yolların açılacağı inancındayım"
 
Toplantı sonrasında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nü ziyaret eden Bakan Çelik, ziyaret sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı.
 
Rusya ile ilişkilerin normalleşmesinin en önemli yansımasının tarıma olacağını vurgulayan Bakan Çelik, şöyle dedi:
 
"Her alana önemli yansımaları olacak. Bunda hiç şüphe yok özellikle de tarıma önemli ölçüde yansıyacaktır. Tarıma bunun olumsuz etkileri oldu hem Rus çiftçisi açısından hem de bizim çiftçimiz açımızdan. Bunun büyük yanlış olduğunu biz her defasında söyledik. Çünkü tarım kesiminin bu işte en ufak bir dahli yoktur. Konu uçak meselesiydi, konu başka şeylerdi."
 
Bakan Çelik, ilişkilerin normalleşmesini her iki ülke vatandaşlarını da memnun ettiğini belirterek şöyle devam etti:
 
"Şimdi gelinen noktada iki devlet başkanının atmış oldukları bu adımlar, her iki ülkenin halklarını da, milletlerini de memnun etmiştir. Öncelikli olan tarımda açılımın nasıl sağlanacağıdır. İki ülke arasında tıkanan yolların açılacağı inancı içerisindeyiz. Bu konuda her iki ülkenin çiftçileri de memnun olacaklardır."
 
Bakan Çelik'e, ziyaret sırasında İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü İzzet Murat tarafından Tiftik battaniyesinden yapılan ve üzerine Bakan Çelik'in ismi yazılı pano hediye edildi.
 
"Partiyi güçlendiren dinamizm teşkilatlardır"
 
Çelik, daha sonra AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Vedat Demiröz, Şaban Dişli ve Yasin Aktay ile AK Parti il teşkilatını ziyaret ederek, yetkililerden bilgi aldı.
 
Burada partililere hitaben konuşan Çelik, partiyi güçlendiren dinamizmin teşkilatlar olduğunu söyledi.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşkilatlara büyük önem verdiğini vurgulayan Çelik, "Recep Tayyip Erdoğan'ın teşkilata ihtiyacı var mı? Yok. Milletin gönlünde taht kurmuş, millet gibi yaşayan, millet gibi düşünen, milletin değer yargılarını düşünen bir lider çıktı Türkiye'nin önüne. Doğusuyla, batısıyla, kuzeyiyle, güneyiyle önümüze bir lider çıktı. İnanın bize ihtiyacı yok. O yürüdüğü zaman millet arkasında yürüyor. Ama o tek bir şeyden vazgeçmedi, 'teşkilat, teşkilat' diyor." ifadelerini kullandı.
 
"Karanlık odaklar, engeller çıkartıp milleti bölmeye çalışıyor"
 
Çelik, bazı karanlık odakların, yönetenler ile yönetilenlerin kol kola girmemesi için çok engeller çıkardığını, milleti bölmeye çalıştığını belirtti.
 
Geçmişte çok gariplikler yaşandığını anlatan Çelik, şöyle devam etti:
 
"60 yılında mesela Menderes'i asarlarken Avrupa'dan, bizden işçi istediler. Siirt'ten de çok giden kardeşlerimiz oldu. Onlar kalkınmak için bizim insanımızı alıp orada sömürüyorlar. Emeğini sömürmek için alıyorlar. Biz burada başbakanı idam ediyoruz. 80'li yıllarda Yunanistan ile birlikte AB'ye gireceğiz. Tam AB şansını yakalamışken başka bir engel çıkardılar. Yunanistan AB ve NATO'ya girdi. Biz AB'nin dışında kaldık. 1997'lerde hatırlayın, rahmetli Erbakan hocayı. Paranın rengi, sermayenin rengi, kırmızı, yeşil diye memlekette sadece insanları değil parayı da bölmeye kalktılar."
 
Türkiye'nin zor günlerden geçerek 2002'ye geldiğini söyleyen Çelik, milletin değer yargılarıyla bütünleşmiş bir kadronun geldiğini, bütün güçlüklerle mücadele edilerek bugünlere ulaşıldığını ve dünle kıyaslanamayacak mesafeler kat edildiğini dile getirdi.
 
"Kimse kalkıp rastgele istismarlar yapmasın." diyen Çelik, şunları kaydetti:
 
"İstismar yapanlara karşı Siirt'in, Güneydoğu'nun, peygamberler şehri Urfa'nın, Diyarbakır'ın sesini yükseltmesi gerekiyor. Yatırım mı? Yatırım geliyor. Eşitsizlik mi? Tümü ortadan kalkıyor. Haklar mı? Benim kardeşimle bölüşemeyeceğim bir şey yok ki. Ne hak varsa konuşalım. Temel hak olarak ne varsa konuşalım. Buna engel mi var? Haklarda sorun yok. Yılların ihmali ortadan kalkıyor. Sen neyin peşindesin kardeşim? Senin neyin peşinde olduğun belli. Beni vatansız bırakmak istiyorsun. Siirtliyi, Diyarbakır'ı vatansız bırakmak istiyorsun. Vatansızlığın ne menem bir şey olduğunu izliyorsunuz. Etrafınıza bir bakınız, vatansızlık nasıl bir şeydir, bir düşünün. Allah öyle bir şeyi rüyamızda bile göstermesin."
 
Bakan Çelik, AK Parti'nin her alanda eşitsizliklerin ortadan kalkmasına vesile olduğunu vurguladı.
 
Çelik, konuşmasını şöyle tamamladı:
 
"Sınava girecek öğrenci hangi derse çalışır? Sorulacak sorular neyse ona çalışır. Diyelim matematik sınavı var, 'Coğrafyaya çalışayım' deyip matematik sınavına girer misin? Neticede hayat bir sınav. Hesaba çekileceğiz. Hesaba çekilince bize rengimiz, dilimiz, kafatasımız, boyumuzun uzunluğu ve kısalığı sorulmayacak. Bize sorulacak soru çok net. Ne sorulacak biliyorsunuz değil mi? 'Men Rabbuke' (Rabbin kim) diye soracaklar. Sana, bana, herkese o soruyu soracaklar. Sorulacak sorulara verilecek cevaplara hazırlanmak esas olandır."
 
"Türkiye'yi hedef alan bir saldırı düzenlendi"
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Aktay da İstanbul'daki terör saldırısının tüm Türkiye'ye yapıldığını belirtti.
 
DAEŞ'in arkası tamamen karanlık bir örgüt olduğuna işaret eden Aktay, "Türkiye'nin huzurunu, kalkınmasını, büyümesini hedef alan, bizzat Türkiye'yi hedef alan bir saldırı düzenledi. Bu saldırı daha önce Brüksel'dekine de benzer bir saldırıdır. Brüksel'de yapılan saldırıyı nefretle kınadık. 'Bunu yapanlar Müslüman olamaz' dedik. 'Bunu yapanlarla biz aynı dinden olamayız' dedik." ifadelerini kullandı.
 
Aktay, "Burada bir olay oldu, ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi tekrar seferler başladı. İşte bu Türkiye'nin gücüdür. Türkiye'nin dinamizmidir. Bunların yapacakları saldırılar inşallah bunların son çırpınışlarıdır. Bu DAEŞ nasıl Müslüman değilse PKK terör örgütü de Kürt değildir, Kürtlerle hiçbir alakası yoktur." dedi.
 
Konuşmaların ardından AK Parti Siirt İl Başkanı Fuat Özgür Çalapkulu, Bakan Çelik'e, üzerinde adının yazılı olduğu battaniye hediye etti.
 
Bakan Çelik ve beraberindeki heyet, Tillo ilçesini ziyaret etti
 
Bakan Çelik ve beraberindeki heyet, il başkanlığı programından sonra Tillo ilçesini ziyaret etti. Tillo Kalesinde yapımı devam eden seyir terasına çıkarak Botan Çayını seyreden Çelik, daha sonra burada yapılan çalışmaları inceledi.
 
Tillo Belediyesi'ne geçen Çelik, Belediye Başkanı İtham Aydın'ı ve ardından İbrahim Hakkı Hazretler ve İsmail Fakirullarh Hazretleri türbelerini ziyaret etti.
 
Bakan Çelik, il merkezindeki esnafı da ziyaret ederek, vatandaşlarla çay ocağında oturup sohbet etti.
 
"Siirt-Sakarya Gönül Köprüsü" Projesi
 
Bakan Çelik, beraberindeki heyetle daha sonra "Siirt-Sakarya Gönül Köprüsü" iftar programına katıldı.
 
Kentteki bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında konuşan Çelik, bölgede yaşanan terör olaylarından dolayı ramazanın buruk geçtiğini söyledi.
 
Çelik, 34 ülkede ekmek ve gıdaya, 80 ülkede ise suya ulaşmaya çalışanların olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
 
"Bölgede kan var kan, kin var, bölgede sefalet var, sefahat var. Birilerinin sofrada artık olarak çöpe attıkları, birileri için bulunmaz bir nimet. Böyle bir dünyada ve coğrafyada yaşıyoruz. Aç ve açık var. Komşusu açken tok yatanlar var. Şimdi Türkiye ise etrafındaki düşmanlıkları azaltmak için büyük bir mücadele veriyor. Rusya ile ilişkilerimiz bir noktaya doğru gidiyor, İsrail'e ne şart koştuysak o şartları yerine getirttirdik ve tekrar bir diyalog ortamı başladı. Ama bu olumlu gelişmelere karşın, terör Türkiye'nin adım atmasını, kalkınmasını, birliğini, kardeşliğini bozma görevini icra etmeye devam ediyor."
 
Ortadoğu'da mini bir dünya savaşının olduğunu kaydeden Çelik, şöyle devam etti:
 
"Bize dediler ki '21. yüzyıl bilgi çağı olacak'. Ama 21. yüzyıl terör çağı olarak şu anda devam ediyor. Suriyelilerin hali ortada; Akdeniz 'Aldeniz' haline geldi, Akdeniz 'Kan denizi' haline geldi. Önce İslam dünyası kendisine bir bakmalı. Biz öyle bir dinin mensuplarıyız ki dinimiz bize diyor ki 'Oku'. Okuma oranlarına bakıyoruz, İslam ülkelerinde liselerde okullaşma oranı yüzde 16. Nereye gideceksiniz, Ortaçağ'a mı gideceksiniz? İslam bize ne diyor, biz neler yapıyoruz. Bunu gözden geçirmek durumundayız."
 
İslam'ın kendisinin barış dini olduğuna ama savaşın olduğu coğrafyanın İslam coğrafyası olduğuna işaret eden Çelik, onun için özlerine dönmeleri gerektiğini, Hz Muhammed'in hayatı ve Kur'an-ı Kerim'in ortada olduğunu, değişmediğini ve değişmeyeceğini vurguladı.
 
Batı'nın bütün değer yargılarıyla battığını dile getiren Çelik, Batı'nın insanlık açısından da sınıfta kaldığını aktardı.
 
"Ekonomi bakımından iyi noktadayız. Türkiye'yi batırmak, bölmek, zarar vermek istiyorlar ama çok şükür milletimizin ferasetiyle istedikleri emellerine ulaşamadılar, ulaşamayacaklar." diyen Çelik, bütün ekonomik verilerin de Türkiye'nin her türlü zorluğa, zor coğrafyada olmasına rağmen olumlu gittiğini gösterdiğini anlattı. 
 
"Tarımsal destekler artırılacak"
 
Avrupa Birliği'nin tarıma yüzde 40 bütçe ayırdığına dikkat çeken Çelik, dünyanın tarımı keşfettiğini, gıda olmadan hayat olmayacağını belirtti.
 
Tarımın kıymetinin tekrardan gün yüzüne çıkmaya başladığını vurgulayan Çelik, onun için hangi bölgede hangi ürün varsa onları öne çıkartacak şekilde destekleri artıracaklarını dile getirdi.
 
"Siirtliyi Edirneliden ayıracak babayiğit daha anasından doğmadı"  
 
Bakan Çelik, "Aynı mayayla yoğrulmuş, aynı kıbleye dönmüş, alınlarını aynı secdeye koymuş insanlarız. Dolayısıyla birilerinin fitnesine Selahattin Eyyubi'nin torunlarının ne Siirt'te ne Diyarbakır'da ne Urfa'da geçit vermemesi gerekiyor. Hiçbir zaman unutmayın Fırat'ın suyu uyur ama fitnenin soyu uyumaz." diye konuştu. 
 
Türkiye'nin gelişmesini istemeyenlerin olduğuna dikkat çeken Çelik, şunları söyledi:
 

"Bu coğrafyada Türkiye'nin ayağa kalkması demek, Ortadoğu'nun ve Balkanların ayağa kalkması demektir. Bundan kim rahatsız oluyor; Kürt'ün düşmanı, Türk'ün düşmanı, Arap'ın düşmanı kimse onlar rahatsız oluyor. Bırakın rahatsız olsunlar, biz dimdik ayakta duracağız. Siirt'ten herkese sesleniyoruz; Türkiye'nin ne verecek bir karış toprağı var ne verilecek bir avuç yaprağımız var. Siirtliyi benden, beni Siirtliden, Siirtliyi Edirneliden ayıracak babayiğit daha anasından doğmamıştır." ​

Kaynak: www.tarim.gov.tr

Ürün GruplarımızÜrün Gruplarımız